starsun

» Mars’taki ‘Delik’ Fenomeni



Mars üzerinde, çok karanlık olmaları nedeniyle içleri görülemeyen siyah delikler keşfediliyor. Bu delikler, bir ihtimal, eğer varsa kızıl gezegende yaşamı koruyabilme olanağına sahip derin yer altı mağaralarının girişi olabilir mi? Yapılan her keşif, bilim insanlarını şaşkına uğratıyor ve Mars’ı incelemeye yönelik ilgiyi artırıyor.       Fotoğraftaki bu delik, Mars’ta Pavonis olarak isimlendirilen volkanik dağın kumlu eteklerinde tesadüfen keşfedildi. Yapılan analize göre, delik yeraltı mağaralarına açılıyor olabilir. Genişliği 35 metre civarında ve girişi zamanla kapandığı için şu anki derinliği yalnızca 20 metre. Bu analiz, Mars’ın etrafında dolanan Mars Keşfi Yörünge Aracı’nın üstündeki HiRISE ismindeki Yüksek Çözünürlüklü Görüntüleme cihazının çektiği fotoğraflara dayandırılıyor. Henüz Mars yüzeyindeki robot tarafından bir inceleme yapılmadı.     Yukarıda görülen bu olağan dışı delik ise, Mars’taki dev yanardağ Arsia’nın yamaçlarında bulundu. Bu görüntü, şu anda Mars’ın etrafında dolanan Mars Keşfi Yörünge Aracı üzerinde yer alan HiRISE cihazı ile 2007’de çekildi. Bu delikler ilk olarak Mars Odyssey (Mars Serüveni) uzay aracından alınan daha düşük çözünürlüklü görüntülerde saptandı. Yukarıda görülen delik, yaklaşık olarak bir futbol sahası büyüklüğünde ve o kadar derin ki Güneş tarafından tamamen aydınlatılamamış. Deliklerin altında yer aldığı düşünülen derin yeraltı mağaralarının Mars’ın zorlu hava şartlarından etkilenmediği için korunma amacı olarak kullanılmış olabileceği iddiaları üstünde duruluyor...

Devamını Oku

» Kara Divan – Karanlık Zamanlar Kayıp Uygarlıklar-4



Diğer taraftan, Kız Kulesi’nin bilinen 2500 yıllık bir tarihi var. Bir dönem karakol olmuş, bir dönem fener görevi görmüş, bir dönem zindan. Bunun dışında efsanelere bile girmeyen bir söylenti daha vardır. Bu kız kulesinin aslında 2500 yıllık tari­hinden daha eski bir hatırasıdır belki de. Bu kulenin bir anıt taşı olduğu söyleniyor. İki deniz, Ka­radeniz’in ve Marmara’nın birleştiği yerde ne arar bu kule? Bilmediğimiz başka bir mesajı var. İki denizin birleştiği yer… Bu iki denizin birleştiği yerde, kritik buluşmalar yapılır. İki deniz iki derya adamın buluşma yeridir burası. Hz. Musa dememiş miydi Allah’a “benim gibi bir derya yarattın mı” diye? “Yarattım ancak onun ilmi senin ilmin gibi değil” denmiş ve Hz. Hızır’dan bahsedilmişti. Musa, “bu nasıl ilimdir” diye bu ilmi temsil eden adamı bulmak için yanındaki Yuşa’yla birlikte yollara düşmüştü. Sözde yanında getirdiği ölü balığın canlanmasını işaret kabul edecek, öyle bulacaktı onu. Uyudu, balık canlandı ve suya karıştı. Yolda akılları başı­na geldi, geri döndüler ve Hızır’la buluştular. Nerde mi? Kız Kulesinin olduğu yerde. O yüzden de Hz. Yuşa, bu kuleye te­peden bakan Beykoz sırtlarında yatmaktadır. Buranın hikayesi, yani yazılmayan hikayesi sadece böyle  bitmiyor. Bir de bu kulenin altında pek değerli hazinelerin ol­duğu, yitik bir şehirden bahsediliyor. Adalar civarında tespit edilen yitik bir şehrin, bu şehrin uzantıları olduğu birileri tara­fından ifade ediliyordu. Hz. Hızır’ın, Kız Kulesi ve Beyazıt Cami’yi sık sık ziyaret ettiği de verilen bilgiler arasında. İstanbul’un çeşitli yerlerinde çeşitli amaçlarla dikilmiş taş­lar vardır. Teşvikiye’de, Sultanahmet’te dikilen bu taşların ya­nında Karaköy’d...

Devamını Oku

» Kara Divan – Karanlık Zamanlar Kayıp Uygarlıklar-3



Nuh Tufanı’nı öncesine kadar geri gelelim. Bu zihniyeti çözebilmemiz için bu gemide geçen bir diyaloğu vermenin yararlı olduğuna inanıyoruz. Hazreti Nuh, tufanın Tennur’un feveran etmesinden anlamış, son bir kez gemiyi denetlemek istemişti. Nuh, gemide hiç bilmediği, sünepe, üstelik davet etmediği birisini görmüş. Kendisine sert çıkıp derhal inmesini söylemiş. Bu yaşlı ve mendebur adam kendisinin Şeytan olduğunu söyleyince Nuh kendisini tepelemek istemiş. “Hem dünya insanlığını yoldan çıkarıyorsun, felaketlere sebep oluyorsun hem de utanmadan gemiye binip kurulacak yeni uygarlıkları zehirlemek için bi­zimle geliyorsun” demiş. Şeytan hiç oralı olmayarak: Biliyorsun, ben Allah’tan izinliyim. Hani benim kıyame­te kadar izinli olduğumu söylemişti ya! Ne çabuk unuttun? demiş Hz. Nuh üzgün; ancak mecburen bu cevap karşısında sus­muş. Şeytan: Bak, öyle suratını asma, canım! Bizim de yol ücretini ve­recek bir şeyimiz vardır elbet! deyince, Nuh: Senin verecek hayırlı neyin olabilir, pis lani!.. demiş. Şeytan da: Bak, benim yeryüzünde tüm insanları yoldan çıkardığım beş silahım (stratejim) vardır. Bunların üçünü sana öğretece­ğim ancak ikisini öğretmeyeceğim. Bunları evlatlarına öğretir­sen ve demuygularlarsa onlara hiçbir zararım dokunmaz, demiş. Nuh: Tamam, Ey Lani (lanetlenen)! Neymiş bu üç şeyin? diyecekmiş ki, Cebrail Aleyhisselamı görmüş. Cebrail: Ona söyle; sana öğreteceği üç şey kendine kalsın, öğretemem dediği iki şeyi söylesin… Nuh hemen Şeytan’a aynen demiş. Şeytan şaşırmış. Bunu sen akıl edemezsin, sana kim söyledi? Demiş. Nuh: Cebrail, diye cevap vermiş. Şeytan, kendi ke...

Devamını Oku

» Kara Divan – Karanlık Zamanlar Kayıp Uygarlıklar-2



Bunun yanında “Popol Vuh” adındaki Maya kitabı kendi­lerinin Doğu’dan denizleri geçerek geldiklerine inandıklarını kaydederek, Maya piramitlerinin dini maksatlar için kullanıl­dığı herkes tarafından kabul edilmektedir. Şimdiye kadar çö­zülebilmiş fakat ne yazık ki Mayaların gizemini büyük ölçüde çözeceği düşünülen bu kitapların çoğu İspanyol istilacılar tara­fından tahrif edildi ya da yok edildi. Kuşkusuz aynı durum bugün hâlâ çözülemeyen Mayaların o kendilerine özgü hiye­roglif yazıları için de söz konusu. Hiyerogliflerin hepsi din, astronomi, astroloji, ilâhiler ve merasimlerden bahsetmektedir. Sümerler de, en az Mayalar kadar ilginç bir uygarlıktı. 1877 yılında Sümerlere ait 50.000 tablet Amerikalılar tara­fından bulundu ve incelenmek üzere Pensilvanya Üniversitesi’ne getirildi. Bunların arasında 3700 yıllık bir tablet parçasın­da Gılgamış Destanı’nda kaydedilmiş olan Büyük Tufan’dan söz eden metinlere rastlandı. Fakat bu tabletlerle ilgili olarak Amerikalı uzmanlar bir şey söylemedi. Piramitler gibi tarihi gizli bilgi depoları olarak adlandırılan Zigguratlar (teras halinde inşa edilmiş kule biçi­minde, basamaklı tapınaklar), “Babil Kulesi” kadar önem­liydi. Körfez Savaşı sırasında bizzat Amerikan uçakları tara­fından bombalandı. Bunlar Sümerler tarafından yapılmıştı ve zaman kapsülleri olarak kullanıldığı sanılıyor. Amerika tara­fından Körfez Savaşı sırasında yerle bir edilen bu yapılar, ta­rihten insanlığa kalan önemli miraslardı; ama ne yazık ki, ağır bir şekilde tahrip edilmiş oldu. Tarihte iyi ve kötünün savaştığı yer olarak bu bölge göste­rildi. Efsaneye...

Devamını Oku

» Kara Divan – Karanlık Zamanlar Kayıp Uygarlıklar-1



Kuran’da Nuh’un gemisi hakkında ayrıca şu ifadeler vardır: “Şanım yüce hakkı için biz o gemiyi bir ayet (alamet, işaret, ibret) olarak bıraktık.” (Kamer-15) Ayrıca Hz. Nuh’un gemisinin enkazı Cudi Dağı’nda kaldı hatta bu ümmetin ilkleri onu gördü diye rivayet eden sahabe­lere bile rastlanmıştır. Ayrıca gemiyle ilgili olarak yine ayetlerde geçen kelimeler tahlil edildiğinde: Elvah: Levhin yani levhanın çoğuludur. Levh; ise tahta gibi yassı şeye denir veya bugünkü çelik levhalardır. Düsür: Disar’ın çoğuludur, “disar” ise çivi, perçin çivisi dolayısıyla düşür da perçin çivileri manasına geliyor diye açık­lamalar var. Bu açıklamalardan yola çıkan bir takım araştırmacılara göre; geminin iskeleti çelik “levhalarla, perçinlenerek” tamam­landı. Aynı Yunus Suresi 12. ayette olduğu gibi, “Kevkaben” kelimesi aslında Arapça yazılışta orijinaldir; oysa meallerde yani tercümelerde “Yıldız” diye geçmektedir. Oysa Kevkaben yalnızca gezegen olarak açıklandığında doğru olarak tercüme edilmiş olacaktır. Dolayısıyla da bu gemiyle ilgili yorumlarda da böylesine bir duruma dikkat etmek gerekiyor deniliyor. Açıklamaların devamında da “Tennür feveran etti” Hud Suresi’nin 40. ayetinde de Tennür’a dikkat çekiliyor. Tennür: Fırın ve ocak anlamına gelir. Feveran: Kuvvet ve şiddetle kaynamak, fışkırmak anlamı­na gelir. Tüm bu açıklamalardan sonra ısınan suların buharlaşıp, reaktördeki hazineyi doldurup, jeneratörlerin çalışarak hareket etmesi akla geliyor. Akabinde de aslına sadık kalıp cümle ku­rulduğunda; “Gemi levhalarla perçinlenerek t...

Devamını Oku

» Kara Divan – Karanlık Zamanlar Kayıp Uygarlıklar



Karanlık Zamanlar Kayıp Uygarlıklar Bu kitabın içeriği geçmişle alakalı. Tek bir geçmiş mi var, geçmiş sabit mi; hepsini biliyor muyuz? Bize göre geçmişin büyük bir kısmı kurgu, yani karanlık zamanlar, kayıp uygar­lıklar. Bir önceki yüzyıla kadar Truva’nın bile Atlantis gibi sadece efsane olduğu düşünülüyordu. 1868’de Alman Heinrich Schliemann tarafından yapılan kazılar sonucu Truva’nın gerçek olduğu anlaşıldı. Mısır dili ve tarihi üzerine çalışmalar henüz iki yüz yıllık. Sümer tabletleri üzerine yapılan çalışmalar da bir yüz yıl öncesinden günümüze kadar ancak yoğunlaştı. Bunları söylü­yoruz çünkü tarihin derinliklerinin aydınlanmış olmamasın­dan dolayı, ‘bu kesin doğru diye kabul etmememiz lazım. Tarih konusunda şunu bilmeliyiz;   Karanlık zamanlar, kayıp uygarlıklar var; bildiklerimiz veya bilmemize izin verilenler de çarpıtılmış olabilir… Gelecek insanları korkutuyor, gelecekte kaos gözüküyor. Teknoloji hazmedemediğimiz oranda akıl almaz ilerliyor. Bir düzensizlik ve belirsizlik var… İnsan hem kendinden hem de doğal felaketlerden korkuyor. Belki de bu korkuların geçmiş­ten kaynaklanan bir nedeni var; geleceğe dair bazı şeylerin ne olacağının izleri var… Genetik hafızamızda uygarlıkları sona erdiren felaketlerin izleri var! Orkun Uçar: Günümüzde ağırlıklı olarak şu iki olguyu yaşıyoruz: Bir defa inançların yükseldiği çatışmaların inanç doğrultusunda olduğu bir zamandayız. 21. yüzyılda hâlâ bir medeniyetler çatışmasından bahsediyoruz. Papa 16. Benediktus’un son derece keskin çizgilerle medeniyetleri birbi­rine kışkırtan beyanatları var. Diğer taraftan insanların h...

Devamını Oku



starsun
ETİKETLER: eğitim,sağlık,tarih,insanlık,bitki bilimi,hikayeler,masallar,öyküler,masal resimleri,hikaye resimleri,öykü resimleri,çıplak kadın resimleri,EĞİTİM,SAĞLIK,TÜRKLER TARİHİ,YAKIN TARİH,İSLAM DÜNYASI,KADIN SAĞLIĞI,E KİTAP İNDİR,ÇOCUK SAĞLIĞI, TARİH,MÜZİK,PEYGAMBERLER TARİHİ,ERKEK SAĞLIĞI, İLAHİ,DİN,PEYGAMBERİMİZİN HAYATI,ŞİFALI BİTKİLER, ÜLKEMİZ,SELÇUKLU TARİHİ,OSMANLI TARİHİ,GÜZELLİK, DÜNYAMIZ,DÜNYA TARİHİ,DİYET,BİLGİSAYAR DERSLERİ,YEMEK TARİFLERİ,TIP DERSLER,İLKÖĞRETİM DERSLERİ,HAYVANLAR ALEMİ,HİKAYELER

Sitemiz Yenileniyor


Tasarımımızla ilgili fikirler vermek için bizimle iletişime geçebilirsiniz.